Serbest Kürsü
    
     Gezilerimiz

     Spor Faaliyetlerimiz

     Fen ve Teknoloji

     İngilizce

     Etkinliklerimiz

     Röportaj



     Resimlerimiz

     Şiirlerimiz
 

 

 
BİR HÜZÜN ŞARKISI İSTİYORUM

enize vuran dalgalarla boğuşuyordum sanki. Kapkaranlık bir odada umutsuzluğun şarkısını söylüyordum sessizce. Biraz önümde bir ışık belirdi. Sanki beni çağıran bir meleğin tılsımı dokundu bana. Tam da onun yüzünü görecektim ki bunun bir rüya olduğunu anladım. Yataktan kalkıp camdan aşağı bir şehrin karanlık ışıklarına baktım usulca. Sanki simsiyah bir duman sarmıştı dünyayı. İnsan ne ona dokunmayı ne de onu görmeyi istiyordu. Bir ışık belirdi. O simsiyah, koskoca duman korktu ışıktan, dağıldı sonsuzluğa. O ışıtan gülümseyen umut ışığını taşıyan bir çocuk elini uzattı bana. Beni şehrin üstünden uçurdu. Birden tüm o binalar kayboldu. Onun yerine yemyeşil çayırlar, cıvıldayan kuşların uçuştuğu zümrüt gibi ağaçlar, gülüp oynayan çocuklar, birbirleriyle dost insanlar geldi. Hiçbir kaza yok hiçbir kavga yok! Sordum umut ışığını taşıyan çocuğa:


Nasıl yaptın bunları? Diye. O bana dedi ki:

Hayalinde istediğin dünya işte karşında. Bunu ben yapmadım sadece yolunu gösterdim sana.

Peki ya bunlar? Bu muazzam güzellik rüyaysa? Ne yaparım ben sonra?

Bunun rüya olduğunu düşünüyorsan uyandığında sadece rüya kal. Bunun uyandığında gerçek olacağına inanırsan gerçek olacak.

 Birden hışımla yataktan fırladım. Gözlerimi kapatıp çocuğun dediklerini düşündüm. Gözümü açtım bir de ne göreyim! Yemyeşil ovalar tıpkı rüyamda gördüğüm gibi. Hiçbir bina yoktu artık umut vardı. O çocuğu gördüm yine bir ışıkla yürüdü bana doğru. Ellerime ışıldayan bir tılsım verdi. Bununla eski hayatıma istediğim zaman dönebilirmişim. Kırdım attım onu. Kırlara koşup oynadım. Hayallerimle sonsuza dek yaşadım.
 

Nihan MALKOÇ    6 A