Serbest Kürsü
    
     Gezilerimiz

     Spor Faaliyetlerimiz

     Fen ve Teknoloji

     İngilizce

     Etkinliklerimiz

     Röportaj
 


     Resimlerimiz

     Şiirlerimiz
 



 

 
KÜÇÜK ÇİÇEK

ir çiçek acaba ne kadar mutlu olabilir? Belki hiç bir insan bunu düşünmemiştir. Onu ne kadar üzebileceğimiz! hiç düşündünüz mü ? Ben bunları biliyorum çünkü ben bir çiçeğim. Bu dünya beni o kadar çok üzdü ki. Daha küçücükken, yani tohumken bizi bir poşete koyup satışa çıkardılar. Benim bulunduğum poşette bir çok tohum vardı. Aralarında en küçük bendim ve daha o zaman başladılar benimle dalga geçmeye. İlk başlarda o kadar çok ağladım ki. Bana "bücür , çirkin , akılsız" diyorlardı. Tek bir kişi, sadece tek bir kişi benimle dalga geçmedi. O kişiyi de hayatım boyunca unutmadım. Onun bana saygı duyuşu , sevgisi ve yatıştırıcı sözleri hiç aklımdan çıkmadı. Birbirimize söz vermiştik "her zaman birbirimize yardım edeceğiz" diye . Neyse, ben öyküme devam edeyim. Birbirimize söz verdikten sonra her yerde birbirimizi koruduk. Bir gün geldi , bir çiçekçi içinde bulunduğumuz poşeti aldı. İnanır mısınız yüreğimiz zıpır zıpır etti. Bizi alıp dükkanına götürdü. Orada bizi özenle saksılara dikti. İşte o günden sonra hayatım değişti. Bütün diğer tohumlar çıkmakta biraz nazlandılar ama ben can atıyordum çıkmaya. İstediğim de oldu, ilk açan tohum ben oldum.

Artık bir çiçektim. Bunun tadını çıkaramadan bir yabancı beni satın aldı. Bütün tohum ve çiçeklerden ayrılmak zorunda kaldım. 3 dakika sonra bir yere vardım. Önce beni bir odaya koydular. Yalnız başıma geçirdiğim günlerde o kadar canım sıkılmıştı ki sıkıntıdan boynum bükülmüş ve yapraklarım solmuştu. Bu halimi gören ev sahiplerim. Beni hemen salondaki camın önüne koydular. Bir baktım ki ne göreyim yeni yerim geldiğim çiçekçinin tam karşısında. Yeni evde bir de kedi var. Her gün belli saatlerde dışarıya çıkıyor. Acaba en yakın arkadaşımla nasıl haberleşebilirim diye kendi kendime konuşurken, evin kedisi beni duydu ve "ben sana yardım edebilirim" dedi. Ben de "nasıl" diye sorduğumda "sen bana arkadaşına ne söyleyeceğini söylersin, ben de gidip ona söylerim" dedi. Bu gerçekten de işe yaramıştı. Artık onunla, yani en yakın arkadaşımla haberleşebiliyorduk,  çok mutluydum.

Aradan birkaç ay geçti. Benim yeni çiçeklerim açtı ve o zaman aklıma bir şey geldi. Evin kedisine dedim ki “ne olur en yakın arkadaşımı bana getir” Kedi de “nasıl getirebilirim ki” dedi. Bende “Sahibini zorlarsan onu da beni aldığı gibi alır” dedim. O da “denerim” dedi. gerçektende çok uğraştı ama başardı. Artık en yakın arkadaşımla beraberiz, yan yanayız, mutluyuz. Açan çiçeklerimizin renkleri birbirimize karıştı mutlulukla. Evin kedisi olmasaydı en yakın arkadaşıma kavuşamayacaktım. Bunu anlamama ve mutluluğuma sebep olduğu için kediye ben ve arkadaşım çok minnettarız.



 

Hande SİYAHOĞLU    8 A